TGV

Bu web sitesi sadece sağlık profesyonelleri içindir.

Sağlık profesyoneli misiniz?

Akademik Gastroenteroloji Dergisi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi Son sayi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi 4 / 2

Sayfa : 112-116

Makale PDF

Ailesel Akdeniz Ateşi olan hastalarda lenfosit alt grupları ve serum adenozin deaminaz düzeyleri Serum adenosine deaminase levels and lymphocyte subgroups in familial mediterranean fever

Yüksel ATEŞ1, Hakkı ERGÜN1, Ahmet TÜZÜN1, Sait BAĞCI1, İsmail KURT2, Ali İNAL3, Zülfikar POLAT1, Necmettin KARAEREN1, Kemal DAĞALP1

Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Gastroenteroloji Bilim Dalı1, Biyokimya Anabilim Dalı2, İmmünoloji Bilim Dalı3, Ankara

Anahtar Kelimeler : Ailesel Akdeniz Ateşi, adenozin deaminaz, lenfosit alt grupları

Keywords : Familial Mediterranean fever, adenosine deaminase, lymphocyte subgroups


ÖZET

Giriş ve amaç: Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA) tekrarlayıcı poliserozit atakları ile karakterize en sık görülen periyodik sendromdur. AAA olan hastalarda T ve B lenfosit sayılarında ve bazı sitokinlerin salınımında anormallikler olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmada; AAA’lı hastalarda serum adenozin deaminaz (ADA) düzeylerini ve periferik kan lenfosit alt grupları yüzdesini tayin etmek ve ADA’nın bu hastalık için bir aktivasyon kriteri olup olmadığını araştırmak amaçlandı. Gereç ve yöntem: Çalışmaya AAA olan 17 erkek hasta ile yaş ve cinsiyet uyumlu 17 sağlı klı birey dahil edildi. AAA klinik tanısı Tel-Hashomer kriterlerine göre kondu. Serum ADA aktivitesi Giusti ve Galanti’nin tanımladığı şekilde kolorimetrik metot ile saptandı. Periferik kan lenfosit alt gruplarının (CD3+, CD4+, CD8+, CD19+, CD3-CD16+CD56+, aktive T lenfosit) yüzdesini saptamak için ise akım sitometri kullanıldı. Bulgular: AAA’lı hastaların remisyon ve atak dönemlerindeki serum ADA düzeyleri arası nda anlamlı farklılık tespit edilmedi. Hasta ve kontrol grubu arasında da serum ADA düzeyleri açısından anlamlı farklılık yoktu. Lenfosit alt grupları açısından remisyon ve atak dönemleri arasında anlamlı bir farklı lık saptanmadı. Ancak remisyon dönemindeki CD4+ T lenfosit (T helper) oranı kontrol grubuna göre anlamlı yüksek, remisyon ve atak dönemindeki CD8+ T lenfosit (T supressör/sitotoksik) oranı ise kontrol grubuna göre anlamlı düşük saptandı. CD4/CD8 yüzde oranları karşılaştırıldı ğında ise, gerek hasta ve kontrol grubu arasında, gerekse remisyon ve atak dönemi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmedi. Sonuç: AAA olan hastalarda remisyon ve atak esnasında serum ADA düzeylerinde anlamlı bir değişiklik saptanmaması, ADA’nın aktivasyon kriteri olarak değerli olmadığını ortaya koymuştur. Remisyon ve atak dönemlerinde CD4+ ve CD8+ T lenfosit oranlarında tespit edilen farklılıklar normal kabul edilen sınırlar içerisinde olduğundan lenfosit alt gruplarının farklılığından kaynaklanan anormallikler hastalık patogenezinde rol oynamamaktadır.


ABSTRACT

Background/aim: Familial Mediterranean fever (FMF) is the most frequent periodic syndrome characterized by recurrent attacks of polyserositis. Studies showing the existence of some immunologic abnormalities including changes in T and B cell numbers and cytokines in FMF patients have been reported. In the present study, we aimed to investigate the percentage of peripheral blood lymphocyte subsets and the levels of serum adenosine deaminase (ADA) in patients with FMF and to determine if ADA is an activation criterion for this disease. Materials and methods: Seventeen male patients with FMF and 17 sex- and age-matched healthy volunteers were enrolled into the study. The clinical diagnosis of FMF was based on the Tel-Hashomer criteria. Serum ADA activity was determined by colorimetric method as described by Giusti and Galanti. Flow cytometry was used to determine the percentage of peripheral blood lymphocyte subgroups (CD3+, CD4+, CD8+, CD19+, CD3- CD16+CD56+, active T lymphocyte). Results: No significant difference was found between the acute phase and the remission period of FMF patients when serum ADA levels were considered. Furthermore, no significant difference was found in serum ADA levels between patients and control subjects. When lymphocyte subgroups were compared, there was no significant difference between the acute phase and the remission period of FMF patients. However, the percentages of CD4+ T lymphocytes (T helper) were significantly higher in patients in remission period than those of control subjects, and the percentages of CD8+ T lymphocytes (T suppressor/cytotoxic) were significantly lower in both acute attacks and remission periods than those of control subjects. There were no statistical differences for CD4/CD8 ratios between the study and control groups both at the acute phase and the remission period. Conclusion: There was no statistically meaningful change in ADA levels in the acute phase and the remission period in FMF patients. Because the differences determined in CD4+ and CD8+ T lymphocytes were in normal ranges, the differences arising from lymphocyte subgroup do not play a role in the pathogenesis of FMF.