TGV

Bu web sitesi sadece sağlık profesyonelleri içindir.

Sağlık profesyoneli misiniz?

Akademik Gastroenteroloji Dergisi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi Son sayi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi 6 / 1

Sayfa : 30-36

Makale PDF

Akut üst gastrointestinal sistem kanamaları:
230 olgunun analizi Acute upper gastrointestinal bleeding: Analysis of 230 cases

Sadi Kerem OKUTUR1, Canan ALKIM2, Cemal BES1, Didem GÜRBÜZ1, Özlem KINIK1, Emine GÜLTÜRK1, Emrah MAZI1, Fatih BORLU1

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 3. Dahiliye Kliniği1, Gastroenteroloji Kliniği2, İstanbul

Anahtar Kelimeler : Üst gastrointestinal kanama, peptik ülser, non-steroid anti-inflamatuvar ilaç, endoskopi

Keywords : Upper gastrointestinal bleeding, peptic ulcus, non-steroid anti-inflammatory drug, endoscopy


ÖZET

Akut üst gastrointestinal kanamalar, hastaneye yatan hastalar arasında mortalite ve morbiditenin önemli nedenlerinden biridir. Tanı ve tedavideki tüm gelişmelere rağmen günümüzde acil birimlerine üst gastrointestinal kanama ile başvuran hastaların %2-10’u kaybedilmektedir. Bu çalışmada servisimize üst gastrointestinal kanama tanısıyla yatırılan hastaların klinik ve laboratuvar özelliklerini, risk faktörlerini ve endoskopik bulgularını inceleyerek literatür eşliğinde sunduk. Gereç ve yöntem: 2002 Haziran ve 2005 Ocak tarihleri arasında kliniğimize üst gastrointestinal kanama tanısıyla yatırılan hastaların dosya bilgileri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan 230 hastanın %71.3’ü erkekti. Yaş ortalaması 52.4±19.4 yıl olarak saptandı. 91 hastada en az bir ek hastalık mevcuttu ve ilk sıralarda hipertansiyon (%46.2) ile diabetes mellitus (%22) geliyordu. Hastaların kullandığı ilaçlar arası nda non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar %96.8 (n=122) ile ilk sıradaydı. En sık kullanılan non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar ise aspirin (%69.7) ve naproksen (%18.0)’di. 163 hastaya üst gastrointestinal sistem endoskopisi, 24 hastaya endoskopik tedavi uygulanmıştı. Hastaların %10’unda nüks kanama meydana gelmişti. Endoskopi yapılan hastalarda en sık saptanan lezyonlar eroziv gastrit (%56.4) ve duodenal ülser (%47.2) olarak tespit edildi. 213 hasta (%92.6) medikal tedaviyle taburcu olurken, 2 hasta (%0.9) cerrahi girişime verildi, 13 hasta (%5.7) eksitus oldu. Eksitus olan 13 hastanın 9’u 60 yaşın üzerindeydi ve ek hastalı kları mevcuttu, 10 hasta hematemezle başvurmuştu. Sonuç: Non-steroid anti-inflamatuvar ilaç kullanımı üst gastrointestinal kanamalı hastalarda yüksek sıklığa sahiptir. Kanama nüksü, özellikle yaşlı hastalarda ve özofagus varisi olanlarda sık görülmekte olup yüksek mortaliteyle seyretmektedir. Yaşlı hastalarda üst gastrointestinal kanama riski açısından non-steroid anti-inflamatuvar ilaç kullanımına dikkat edilmeli, ek olarak mutlaka gastroprotektif tedavi verilmelidir. Mortalite ve nüks kanama riski yüksek hastalarda hızla tedaviye başlanmalı ve erken endoskopi planlanmalıdır.


ABSTRACT

Acute upper gastrointestinal bleeding is one of the most important causes of mortality and morbidity in hospitalized patients. 2-10% of patients with upper gastrointestinal bleeding who are admitted to the emergency department die despite major developments in diagnosis and treatment methods. In this study, patients with upper gastrointestinal bleeding who were admitted to our clinic were assessed for their clinical and laboratory features, risk factors and endoscopy findings in association with the literature. Materials and methods: The patients with upper gastrointestinal bleeding who were admitted to our clinic between June 2002 and January 2005 were examined retrospectively. Results: Among 230 patients who were recruited for the study group, 71.3% of cases were male. The mean age of the group was 52.4 ± 19.4. Ninety-one patients had at least one accompanying disease, with hypertension (46.2%) and diabetes mellitus (22%) the most common. The most commonly used drugs were NSAIDs (96.8%). Aspirin (69.7%) and naproxen (18.0%) use was found to be more frequent. Upper gastrointestinal system endoscopy was performed in 163 patients and 24 patients received endoscopic therapy. Rebleeding was seen in 10% of patients. The most frequently observed endoscopic lesions were erosive gastritis (56.4%) and duodenal ulcus (47.2%). Two hundred and thirteen patients (92.6%) were discharged with medical treatment, 2 patients (0.9%) required surgery, and 13 patients (5.7%) died. Of the 13 patients who died, 9 were over the age of 60 and had additional comorbidities and 10 had hematemesis at the time of admission. Conclusions: History of NSAID use was found to be common in patients with upper gastrointestinal bleeding. Rebleeding was most commonly observed in the elderly and was frequently associated with presence of variceal bleeding, and it carries a high mortality rate. Especially in elderly patients, increased risk of upper gastrointestinal bleeding should be taken into consideration when prescribing NSAIDs. Additionally, gastroprotective treatment should be given. In patients with a high risk of mortality and rebleeding, treatment should be applied immediately and early endoscopic procedure should be considered whenever possible.