TGV

Bu web sitesi sadece sağlık profesyonelleri içindir.

Sağlık profesyoneli misiniz?

Akademik Gastroenteroloji Dergisi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi Son sayi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi 8 / 3

Sayfa : 102-107

Makale PDF

Fonksiyonel dispepside obestatin ve ghrelinin rolü Role of obestatin and ghrelin in functional dyspepsia

Fatma ÇETİN1, Cem AYGÜN2, Fazilet ERMAN3, Süleyman AYDIN3, Orhan Kürşat POYRAZOĞLU4, İbrahim Halil BAHÇECİOĞLU2

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı1, Gastroenteroloji Bilim Dalı2, Biyokimya Ana Bilim Dalı3, Elazığ Diyarbakır Askeri Hastanesi, Gastroenteroloji Kliniği4, Diyarbakır

Anahtar Kelimeler : Fonksiyonel dispepsi, ghrelin, obestatin

Keywords : Functional dyspepsia, ghrelin, obestatin


ÖZET

Giriş ve Amaç: Fonksiyonel dispepsi organik, sistemik ve metabolik nedenlere bağlı olmadan epigastrik bölgede duyulan ağrı ve rahatsızlık hissidir. Bu çalışmada, serum ve tükürükteki ghrelin ve obestatinin fonksiyonel dispepsili hastalarda rolünün saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Roma III kriterlerine göre fonksiyonel dispepsi tanısı alan 30 hasta ile demografik özellikleri benzer olan 30 sağlıklı birey alındı. Aktif ghrelin, inaktif ghrelin, obestatin düzeyleri ölçüldü. Ayrıca serum lipid profili ölçülerek istatistiksel analizleri yapıldı. Bulgular: Fonksiyonel dispepsi hastaları ile kontrol grubu arasında demografik özellikler, lipid profili ve Helikobakter pilori enfeksiyonu açısından anlamlı fark saptanmadı. Fonksiyonel dispepsili hastaların serum aktif (açil), inaktif (desaçil) ve total ghrelin seviyeleri kontrol grubundan anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0.004, p<0.001 ve p<0.001). Fonksiyonel dispepsi hastalarının tükürük inaktif (desaçil) ve total ghrelin düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (sırasıyla p<0.001 ve p<0.001). Ayrıca fonksiyonel dispepsi hastalarının serum obestatin düzeyleri kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0.043). Sonuç: Fonksiyonel dispepsili hastalarda serum ve tükürük ghrelin düzeyleri ile serum obestatin düzeyleri yükselmektedir. Ghrelin ve obestatin artışı gastrointestinal sistem fonksiyonları üzerine etki ederek fonksiyonel dispepsinin patogenezinde rol veya roller oynayabileceği düşünülebilir. Ayrıca serum ve tükürük değerleri ölçülen biyoaktif peptidler açısından birbirine parallellik gösterdiğinden tükürük ölçümünün invasif olmamasından dolayı serum ölçümüne alternatif olabileceğini de düşünmekteyiz.


ABSTRACT

Background and Aims: Functional dyspepsia is the sense of pain/discomfort in the upper abdominal region that is not due to any organic, systemic or metabolic cause. In this study, we aimed to evaluate the change in serum and salivary ghrelin and obestatin levels in functional dyspepsia. Materials and Methods: A study group of 30 functional dyspepsia patients diagnosed according to Rome III criteria and 30 healthy individuals were included. Active ghrelin, inactive ghrelin and obestatin levels were determined. Serum lipid profile was measured and analyzed statistically. Results: Functional dyspepsia patients and the control group had similar demographic characteristics, lipid profile and Helicobacter pylori infection rates. Serum active (acyl), inactive (desacyl) and total ghrelin levels of functional dyspepsia patients were significantly higher than those of the control group (p=0.004, p<0.001 and p<0.001, respectively). Salivary inactive (desacyl) and total ghrelin levels of functional dyspepsia patients were significantly higher than those of the control group (p<0.001 and p<0.001, respectively). Serum obestatin levels of functional dyspepsia patients were significantly higher than those of the control group (p=0.043). Conclusions: We determined that serum and salivary ghrelin and serum obestatin levels are high in functional dyspepsia patients. Ghrelin and obestatin probably act on the gastrointestinal system function and thus play a role(s) in the pathogenesis of functional dyspepsia. Serum and salivary levels of these biologically active peptides were found to be parallel, and it is reasonable to use salivary tests as a noninvasive alternative method.