TGV

Bu web sitesi sadece sağlık profesyonelleri içindir.

Sağlık profesyoneli misiniz?

Akademik Gastroenteroloji Dergisi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi Son sayi

Akademik Gastroenteroloji Dergisi 12 / 2

Sayfa : 52-57

Makale PDF

Malign biliyer obstrüksiyonu olan hastalarda perkütan transhepatik kolanjiografide saptanan safra yolları dilatasyonu ile serum bilirubin düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi Evaluation of the correlation between biliary tract dilatation as determined by percutaneous transhepatic cholangiography and serum bilirubin levels in patients with malignant biliary obstructio

Eyüp ŞENOL 1,2 , Fahrettin KÜÇÜKAY 1 , Melih EREREN 1 , Rıza S. ÖKTEN 1 , Muharrem TOLA 1

1 Türkiye Yüksek İhtisas Hospital, Department of Radiology, Ankara
2 Aksaray State Hospital Department of Radiology, Aksaray

Anahtar Kelimeler : Malign biliyer tıkanıklık, perkütan transhepatik kolanjiografi, safra yolu dilatasyonu, serum bilirubin düzeyler

Keywords : Malignant biliary obstruction, percutaneous transhepatic cholangiography, bile duct dilatation, serum bilirubin levels


ÖZET

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı, malign nedenlere bağlı tıkanma ikteri tanısı alarak perkütan transhepatik kolanjiografi yapılan hastalarda, safra yollarındaki dilatasyonun perkütan transhepatik kolanjiografi aracılığıyla saptanan ölçüm değeri ile plazma bilirubin değerleri arasında ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem:Çalışmaya Nisan 2006–Nisan 2010 tarihleri arasında, malign nedenlere bağlı tıkanma ikteri tanısı alarak gönderilen ve perkütan transhepatik kolanjiografi yapılan 299 hasta dahil edildi. Tıkanma sarılığı 201 hastada periampuller bölgenin primer tümörlerine bağlı olarak gelişmekteydi. 98 hastada ise sarılık, mide karsinomu, kolon kanseri, Non-Hodgkin lenfoma, meme kanseri, özefagus kanseri ve retroperitoneal malign neoplazinin metastatik lezyonlarının neden olduğu darlık/tıkanıklık sonucu gelişmekteydi. Perkütan transhepatik kolanjiografi işlemi yapılan hastalarda safra yollarında darlık/tıkanıklık seviyesinin proksimalinde, dilate safra yollarının en geniş yerinde ölçümler yapıldı. Kullanılan kataterlerin görüntü üzerinden kalibrasyonu vasıtası ile, yapılan ölçümlerin milimetre cinsinden değeri hesaplandı. Hastaların biyokimyasal olarak plazma total bilirubin değerleri, perkütan transhepatik kolanjiografi incelemesinden 1 gün önce veya aynı gün işlem öncesinde çalışıldı. Hastalar bütün olarak ve yaş, patolojik tanı, cinsiyet ve Bismuth klasifikasyonuna göre subgruplara ayrılarak bilirubin ve safra yolu çapı korelasyonu araştırıldı. Bulgular: Hastalar bütün olarak bir sınıflama yapılmadan ele alındığında veya yaş, patolojik tanı, cinsiyet ve Bismuth klasifikasyonuna göre subgruplara ayrılarak incelendiğinde, perkütan transhepatik kolanjiografi aracılığıyla ölçülen safra yolları çapı ile serum total bilirubin düzeyleri arasında anlamlı korrelasyon saptanmadı. Sonuç: Malign biliyer obstrüksiyonda; serum total bilirubin düzeyi ile safra yolu dilatasyonu arasında korelasyon saptanmadığından, perkütan transhepatik kolanjiografi aracılığıyla yapılan girişimsel işlemler ile hastaların değerlendirilmesinde, karaciğer fizyopatolojisi de göz önüne alındığında, serum total bilirubin düzeyleri ön plana çıkmakta, safra yolu dilatasyonu ise ikinci planda kalmaktadır


ABSTRACT

Background and Aims:The aim of this study was to investigate a possible correlation between biliary tract dilatation as measured via percutaneous transhepatic cholangiography and the plasma bilirubin levels in patients diagnosed with icteric obstruction due to malignant causes. Materials and Methods:The study covered 299 patients diagnosed and discharged for icteric obstruction due to malignant causes and who underwent percutaneous transhepatic cholangiography between April 2006 and April 2010. Measurements were taken in the proximity of biliary narrowness/obstruction, at the widest site of the dilated biliary tracts in patients who underwent percutaneous transhepatic cholangiography. The results of the measurements were calculated in millimeters via the calibration of catheters through the images. The biochemically determined plasma total bilirubin values of patients were studied 1 day before the percutaneous transhepatic cholangiography examination or within the same day but prior to the examination. The patients were divided into subgroups as aggregate or according to age, pathologic diagnosis, gender, and Bismuth classification prior to the investigation of the bilirubin and biliary tract correlation. Results: Examination of the patients in aggregate without any classification or by dividing the patients into subgroups according to age, pathologic diagnosis, gender, and Bismuth classification did not reveal a significant correlation between the diameter of the biliary tract and serum total bilirubin levels. Conclusions:Since there was no significant correlation between the serum total biliary level and biliary tract dilatation in malignant biliary obstruction, the serum total bilirubin levels become prominent, while the biliary tract dilatation becomes of secondary importance in assessment of a patient via the invasive practice through percutaneous transhepatic cholangiography.